Krill Yağı (Krill Oil) Nedir? Faydaları Nelerdir?

Krill Yağı (Krill Oil) Nedir_Antioksidan-Icerigi-Ile-Yaslanma-Karsiti-Mucadeleyi-Destekler

Krill yağı, okyanuslarda yaşayan “Euphausia superba” isimli deniz canlısından elde edilen bir maddedir. Krill yağında yüksek oranda Omega 3 yağ asitleri bulunur ve bu yağ asitleri fosfolipitler şeklindedir. Ayrıca, astaksantin, A vitamini ve E vitamini içeren bir besin takviyesidir. Astaksantin kuvvetli antioksidan özelliğe sahip bir maddedir. Omega 3 yağ asit takviyelerinin; zihinsel gelişimde, hiperlipidemide, premenstrual sendromlarda, enflamatuvar ve kardiyolojik hastalıklarda önemli olduğu bilinmektedir (1). Vücudumuzun yapı taşlarını besleyip destekleyen omega-3 yağ asitleri, vücut tarafından üretilemiyor. Üretkenlik ve yaşam kalitesi başta olmak üzere omega-3 eksikliği birçok farklı şekilde kendini gösterebiliyor. Bu noktada baştan ayağa ihtiyaçları karşılanmış bir vücut için besin takviyeleri kullanmak isteyebilirsiniz. Omega-3 içeren besin takviyelerinin büyük bir kısmı balık yağından üretilse de, artık farklı omega-3 kaynakları bulmak da mümkün.

Krill Yağı Nedir?

Euphausiacea familyasından olan karides benzeri kabuklulara genel olarak ‘Krill’ denir ve 86 türden oluşur. “AntarktikaKrill”i olarak da bilinen Euphausia superba, Antarktika’yı çevreleyen bozulmamış okyanuslardaki en yaygın Krill türüdür. Birçok deniz canlısını besledikleri için besin zincirinin en alt kısmında bulunurlar (2).

Krill yağı da tıpkı balık yağı gibi omega-3 asitlerinden EPA ve DHA içeriyor. Ancak krill yağı ve balık yağı, içerdikleri yağ asitlerinin kimyasal yapıları bakımından farklılık gösteriyor. Balık yağının alışkın olduğumuz parlak altın sarısı renginin aksine krill yağı kırmızı tonlarında bir renge sahip.

Krill yağı benzersiz kırmızı rengini içeriğindeki doğal bir antioksidana borçlu. Krill yağı, doğal antioksidan içeriğiyle serbest radikallere karşı da savaşıyor.

Krill Yağının Faydaları

1. Zengin Omega-3 Kaynağı Sunar

Vücudumuz tarafından üretilemeyen omega-3 yağ asitleri, 7’den 70’e her yaştan birey için önem arz ediyor. Kas gelişiminden cilt güzelliğine uzanan faydaları ile DHA ve EPA ihtiyaçlarınız için balık yağı takviyelerini tercih edebilirsiniz. Ancak balık kokusu ve hazımsızlık gibi şikayetler nedeniyle balık yağı tüketemeyenler için krill yağı benzersiz bir seçenek olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca yapılan araştırmalar krill yağının içerdiği yağ asitlerinin vücut tarafından balık yağlarına kıyasla daha kolay emildiğini gösteriyor. Fosfolipid formlu krill yağı vücut tarafından kolayca emilerek daha etkin bir biçimde kullanılabiliyor.

2. İltihaplı Hastalıkların İyileşmesine Destek Olur

Deniz kaynaklı omega-3 ürünleri ile kıyaslandığında krill yağı, kolay emilimi nedeniyle iltihaplı hastalıklara karşı daha yüksek oranda koruma sağlar. Krill yağının içeriğinde bulunan aksantansin adı verilen doğal antioksidanın, güçlü bir anti-enflamatuar olduğunda yönünde önemli çalışmalar mevcut. bu özelliğiyle krill yağı iltihabı azaltmaya yardımcı olarak romatoid artrit ve eklem ağrıları üzerinde de olumlu etkiler yaratabiliyor.

3. Kolesterol Kontrolüne Yardımcı Olur

Uzmanlar, omega-3 yağ asitlerinin kalp ve damar hastalıklarına karşı olumlu etkisini sıklıkla vurguluyor. Bugün krill yağının, trigliseridleri ve kötü kolesterol olarak bilinen LDL kolesterolünü düşürme noktasında balık yağından daha etkili olduğunu gösteren araştırmalar var. Benzer şekilde krill yağı insülin direnci üzerinde yarattığı olumlu etkilerle kalp hastalığına yönelik riskleri azaltmaya yardımcı olabilir.

4. Antioksidan İçeriği İle Yaşlanma Karşıtı Mücadeleyi Destekler

Antioksidanlar hücrenin yaşlanmasına neden olan serbest radikallere karşı savaşarak vücudumuzu korur. Serbest radikaller, cilt yüzeyinde elastikiyet kaybı gibi erken yaşlanma belirtilerine sebep olabilir. Krill yağının içeriğindeki A ve E vitaminleri cilt güzelliğini korumaya ve genel görünümünü iyileştirmeye yardımcı olur.

5. PMS (Premenstrüel Sendrom) Belirtilerinin Azaltılmasına Yardımcı Olur

Yapılan araştırmalar, omega-3 yağ asitlerinin ağrı kesici özelliği olduğunu da ortaya koyuyor. PMS semptomlarını iyileştirme üzerine yapılan araştırmalar ise krill yağının diğer omega-3 kaynaklarına kıyasla daha etkili olabileceğini gösterdi. Krill yağı PMS teşhisi konulan kadınlarda ağrı kesici kullanımını önemli ölçüde azaltabiliyor.

6. Bağışıklık Sistemini Destekler

Güçlü bir bağışıklık sistemi için düzenli omega-3 alımı şart. Fosfolipid formuyla bağırsak tarafından kolay bir şekilde emilebilen krill yağı bağışıklık sistemine destek olur. Özellikle mevsim geçişlerinde vücudun savunma mekanizmasının yavaşlaması sonucunda artan hastalıklara karşı krill yağı bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur. Düzenli kullanımda daha dinç ve sağlıklı bir bağışıklık sistemine sahip olma noktasında vücudu destekler.

Tüm besin takviyelerinde olduğu gibi krill yağı içeren besin takviyeleri kullanmadan önce de doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin. Herhangi bir kabuklu deniz ürününe karşı alerjiniz varsa krill yağı içeren takviyeleri, uzman tavsiyesi olmadan kullanmayın.

 


 

 

Kaynaklar:

1. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1100011

2. Burri L. The secrets of Krill [Adobe Digital Editions]. ISBN: 978-82-690452-0-8. Available from: https://cdn2.hubspot.net/hubfs/4650115/E-Book%20- 20The%20secrets%20of%20krill.pdf.

 

Bu yazı NBL Türkiye'den yayınlanmıştır, daha fazlası için www.nblturkiye.com’u ziyaret edebilirsiniz.

#Krill Yağı #Omega 3